Yukarı Çık
Haber: Büşra Ekim Çanakkale, Türkiye
31 Ocak 2016 Pazar 00:17:43
3518 kez okundu.
Çanakkale, Türkiye Kent Rehberi.

 

Sevgili Dostlar, sizleri geçtiğimiz yıllarda Bursa Hâkimiyet gazetesinde yayınlanan yazılarımdan olan “Bir Zafer Öyküsü…” adlı yazımla tekrar selamlıyorum…

 

“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak; bir devrin battığı yerdir,

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın; bir vatan kalbinin attığı yerdir…”

Her yolculuk heyecan verici, her yolculuk yeni bir maceradır.

Yeni yerler, yeni kültürler, yeni tatlar ve her seferinde bambaşka insanlar sizi bekler…

Sizi neyin beklediğini öyle ya da böyle bilseniz bile her yolculuk başlı başına, yeni bir keşiftir.

Yaşadığımız coğrafya öylesine engin bir derya ki; dün olduğu gibi bugün de herkesin gözü topraklarımızın üzerinde.

Sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış, onlarca beylik ve devleti barındırmış Anadolu topraklarımızın her karışı kutsaldır.

Dünyanın en kanlı savaşlarına sahne olmuş ve şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır.

Çanakkale yolundayız… Gelibolu’yu gezeceğiz…

Her yolculuk heyecan verir bana ama Çanakkale yolculuğu başkadır…

Gece yarısı Bursa’dan çıkıp, günün ilk ışıkları ile feribota bindiğinizde Çanakkale’nin ayazını hissetmeye başlarsınız…

Araç içerisinde bekleyenlerden değilseniz; “Dur Yolcu” yazısı size kucak açan bir ev sahibi edasıyla karşılar sizi.

Çanakkale Araştırmacısı Muhterem Karpuzoğlu şöyle ifade eder bu güzel kenti;

“Tarih, kültür ve turizmin başkenti sayabileceğimiz Çanakkale temiz, modern, çağdaş bir kentin nasıl olması gerektiğine ülkemizdeki ender örneklerden biridir.

Doğa tarafından dantel gibi işlenmiş kıyı, koy ve körfezleriyle alçak ve yüksek kıyıların tipik özelliklerini bünyesinde toplayan jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Bölgemiz doğal güzellikleri açısından oldukça zengin ve kültürel yönden yüksek bir potansiyele sahiptir. 

Çanakkale dünyada Kudüs’ten sonra en çok bilinen kenttir. “Batılılar, böyle bir kente sahip olabilmek için her şeylerini ama her şeylerini verirlerdi! ” der Manfred Korfmann. Çünkü destanlara konu olan, batı ile doğunun, Asya ile Avrupa’nın ilk büyük kanlı savaşı, Anadolu’nun onurlu direnişi Truva ‘da yaşanmıştır. 

I. Dünya Savaşı’nın en kanlı cephesi Çanakkale’dir. Mustafa Kemal askeri dehasını Gelibolu Yarımadasında yapılan kanlı cephe savaşlarında kabul ettirir bütün dünyaya. Kurtuluş Savaşının ateşi bu topraklarda yakılır. Anafartalar’da… Conkbayırı’nda… Kanlısırt’ta… “

Feribottan inip, Gelibolu topraklarına bastığınızda artık bambaşka bir atmosferdesiniz… Öyle ki; birkaç nesil öteye gidildiğinde büyük dedelerinizin savaştığı hatta şehit olduğu topraklarda olma ihtimaliniz çok yüksek…

Geziye, bu duyguyu yaşayan biri olarak başlamak ise tarifi zor bir olay…

“Eceabat'ta arabalı vapur iskelesinin yan kesimindeki 2500 metrekarelik alan üzerinde yapılan Tarihe Saygı Parkı'nda Çanakkale Savaşları çeşitli tasvirlerle anlatılmaktadır. Bu alan bir açık hava müzesidir. 3 ayrı bölümün bulunduğu Tarihe Saygı Parkı'nda, Çanakkale Savaşı'nı tasvir eden figürler, Gelibolu Tarihi Milli Parkı'nın dev bir maketi ve 12 metre yüksekliğinde Tarihe Saygı anıtı bulunuyor.”

Burada; savaşan asker figürleri, yaralılar, şehit olanlar, savaştan arda kalan mermiler, şarapnel parçaları, kullanılan alet-edavatlar sizleri tarihin gizemli dünyasında yolculuğa çıkartıyor adeta…

Ve Kilitbahir Kalesi’ndeyiz. “Kilitbahir Kalesi, 1452'de İstanbul kuşatması esnasında Papalık Donanması’nın Bizans İmparatorluğu’na yardım etmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından Çanakkale'nin karşısındaki Kilitbahir köyünde yaptırılmıştır.

Namazgah Tabyasındayız…

“Namazgah Tabyası, Kilitbahir Kalesi’nin hemen güneyinde boğazın kenarında yer almaktadır. Bu tabya, Padişah Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Kalenin orta kısmında bulunan geniş alanda, o dönemde, askerler toplu halde namaz kıldıkları için “Namazgah” olarak isim verilmiştir. Bu tabya da 14 Kasım 1980 tarihinde Kültür Bakanlığı tarafından “Korunması Gereken Kültürel Varlık” olarak tescil edilmiştir.”

Seyit Onbaşı …

“Onbaşı Seyit, 1889 Edremit-Havran-Çamlık doğumludur. Görev yaptığı Rumeli Mecidiye Bataryası, isabet almış, personelin çoğu şehit olmuştur. Seyit, geriye kalan bir kaç arkadaşının yardımı ile 215 okka mermiyi kucaklayıp sağlam kalan topun basamaklarını çıkarak namluya sürer ve topu ateşler. Düşman zırhlısı Ocean tam isabet alır ve dümen donanımının bozulması nedeniyle mayına çarparak batar.”

Soğanlıdere…

Soğanlıderede savaş zamanında burada kurulu olan hastanelerde tedavi edilirken şehit olan askerlerimiz yatmaktadır.. 
              Şehitliğin girişinde ki kitabede her ne kadar burada 600 şehit yatıyor yazıyor olsa da Soğanlıdere'nin binlerce Mehmetçiğe ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Soğanlıdere şehitliğinin son özelliği ise karma bir yapıya sahip olmasıdır. Şehitlerin memleketlerine baktığınız zaman her yöreden askerin olduğu görülecektir.”

Gezdiğimiz her yeri burada tek tek anlatma şansım ne yazık ki yok ama herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken topraklar, Çanakkale…

Rehberimiz eşliğinde güzergâhımızda olan anıt, şehitlik ve müzeleri mümkün olduğunca gezerek Şehitler Anıtına geliyoruz.

 “ Çanakkale Şehitleri Anıtı Çanakkale il sınırları içindeki Gelibolu Yarımadası'nda,  Çanakkale Boğazı’ nın ucunda Morto Koyu önündeki Hisarlık Tepe üzerinde yer alan  anıt. 1915 yılında I. Dünya Savaşı sırasında  Çanakkale Savaşları’ nda hayatını kaybeden 253.000  Türk askerinin anısına yaptırılmıştır…”

Savaş esnasında Atatürk’ün karargâhının bulunduğu Bigalı Köyündeyiz… Her eve Türk bayrağı asılı bu şirin köyde Atatürk’ün kaldığı evi ve köyü gezdikten sonra gönlümüz bu topraklarda, kendimiz yollara düşüyoruz… Dönüş yoluna…

Çanakkale’yi gezmek; diğer şehirleri gezmeye benzemez. Çanakkale’de, bizler için canını düşünmeden feda eden atalarımızın kıymetini bir kez daha anlarsınız. Onlara layık olabilmek için vicdanınız harekete geçer…

Çanakkale’de, kahramanca savaşan Türk askerini görürsünüz…

Çanakkale’de, savaştığı düşmanına yaralı anında yardım elini uzatan Türk askerini de görürsünüz…

İnsanlığın savaşı yendiği bu topraklarda anlıyorsunuz ki; şehitlerimizin bizler üzerindeki hakkı ödenemez.

Olabileceğimizin en iyisi kadarıyla; onlara layık olma ümidiyle... Saygı ve rahmetle…

Büşra Ekim

 Mart 2012

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Bursa Ulu Şehir