Yukarı Çık
Büşra Ekim

Büşra Ekim

Hükumetimizin ve devletimizin dezavantajlı vatandaşlarına bakışını yapıcı bir dille eleştiren Büşra Ekim yazarımız, siyasi etkili ve de yetkililerden "toplumsal engellilik" hususlarında daha sorumlu ve duyarlı olmaları gerektiği ricasını bu yazısıyla da bizimle paylaşıyor. Okuyoruz.

İlla Stockholm'e mi gidelim?

20 Aralık 2016 Salı 21:22:02
327 kez okundu.

" Zordur... Duymadığın halde martıların sesini dinlemek... "

" Zordur ... Göremediğin halde mutluluğun resmini çizmek... "

" Zordur... Konuşamadığın halde şarkılar söylemek..."

Ve zordur;  " Yürüyemediğin halde koşmayı denemek ... "

CHP Bursa İl Başkanlığı Engelsiz Yaşam Çalışma Masası olarak düzenlediğimiz; "Engellilerin Sağlık Sorunlarına Bakış" panelimizin en dikkat çekici, düşündürücü ve duygu yüklü sözleriydi yukarıdaki cümleler...

Bazı kelimeler, her şeyi anlatır ... Birkaç kelime, sayfalar dolusu yazılara bedeldir ya hani... Bu cümleler de bana kalırsa her şeyin özeti gibiydi...

Toplumsal, siyasi, hukuki, ekonomik ya da bilimsel anlamda sayfalar dolusu makaleler de yazsak, saatlerce alanında uzman kişileri de dinlesek; toplumumuzun bu büyük yarasını böylesi etkili bir şekilde dillendiremeyiz.

Biz bir siyasi partinin, politik çalışmalarının çok çok ötesinde bir konudayız. Biz sağduyu, özveri, gönüllülük esası isteyen; partiler üstü bir hassasiyet oluşumundayız.

Biz bedenlerin ulaşamadığı hayallere; yüreklerin ulaşabildiği bir inanç noktasındayız.

Biz; her türlü engellenmeye rağmen engelleri aşmaya kararlı; "Engelsiz   Yaşam"gönüllülerinin arasındayız.

Yürüyemediği halde, koşmayı hayal eden birinin duygularını anlamaya çalışmak...

Duymadığı halde, martıların sesini dinlemeyi hayal etmek...

Şair demiş ya; "Sen de ben, imkansızlığı seviyorum,

fakat asla ümitsizliği değil..."

Birlik beraberlik ve azimle aşılamayacak imkansızlık yoktur.. Yeter ki ümitsiz olmasın insan.

Ümidimizle çıktık yola...

Koskoca bir toplumun görmezden gelmelerine karşı ısrarla, inanç ve azimle; "BEN DE VARIM" diye haykırabilmek bir inanç ve adanmışlık ister.

Evet koskoca bir toplumun görmezden geldiği... Kimse kusura bakmasın ama bugün istihdamda yüzdelik dilimin yüzde kaçında engelliler yer alıyor ?

Bugün kaç meslekte hiçbir engele takılmadan var olabiliyorlar?

Kaç engelli vatandaşımız, sokağa çıktığında hiçbir yol engeline takılmadan, istediği her yere, her binaya girip çıkabiliyor? Hangi ulaşım araçlarıyla sorunsuz yolculuk yapabiliyor?

Engelli vatandaşlarımız ve aileleri sosyal hayatın ne kadar içindeler?

Bütün bunların olması hayal değil.

Bakınız; İsveç ... 1968'lere dayanan bir mücadele söz konusu.

Düşünebiliyor musunuz? 1994 Tarihli; "Fiziksel Engelliler İçin Destek ve Hizmet Yasası" ile bireyi aile bağımlılığından kurtaran bir politika geliştirmişler. Engelli vatandaşlarına bireysel asistan sağlıyorlar, böylece sosyal hayatın içerisinde olmaları kolaylaşıyor. Engellilere destek sağlayan psikolog, terapist hizmetleri ise ücretsiz... !

Hani biz de engelli annelerin; "Ben ölünce çocuğum ne olacak?" kaygısı vardır ya... İşte İsveç yönetimi diyor ki; engelli birey birine ihtiyaç duyarsa, bunu devlet karşılar. Nokta ! Yani hem  engelliyi özgürleştiriyor hem aileyi.

Mesela polislere, müteahhitlere şehir içinde tekerlekli sandalye vb. ile gezdirilerek farkındalık eğitimleri verilmiş.

İsveç'te zihinsel engelliler talk show yapıyor, engelli modeller defileye çıkıyor, devlet  24 saat bireysel asistan sağlıyor. Kısacası meseleyi rampa koymaya indirgemiyorlar, engelleri kaldırmak için en yaratıcı fikirler aranıyor.

Herkes için Stockholm demişler ve;

Yeşil ışık yandığında gelen tik sesi, taşıt yollarının başladığı yerleri gösteren belirgin bordürler ve tekerlekli sandalyeli insanların yaya yoluna daha rahat erişebilmelerine olanak sağlayan rampaları içeren bir çözüm üretmişler.

Yaklaşık 10.300 derin kaldırım drenaj kanalları yerine sığ yuvarlak olan yenileriyle değiştirmişler.

Bakın engelli çocuğu olan bir ebeveyn neler anlatmış;

"Oğlum daha 6 aylıkken görevliler evimize gelip baktılar ve evimizi küçük buldular. Kadının bana söylediği çok ilginçti: "Oğlunuz size kızdığında tekerlekli sandalyesini çevirip odasına girip kapısını çarpabiliceği bir eviniz olması gerekli".

Ve biz hiçbir sekilde uğraşmadan evimiz ayarlandı.

Ev Çift banyolu. Oğlumun banyosu kendine ait. Özel, oldukça büyük ve banyoda duvara monte edilmiş kumandalı bir yatak var. Oğlum banyoya girdiğinde onu kumandasıyla aşağa indiriyor,  üstüne oturup kumandayla kaldırıyor ve musluğu açıp rahatça yıkanabiliyor."

Bizim eksiğimiz ne ?

...

Engelleri aşmak adına bir adım bile atabilsek ne mutlu bize diyen insanların bir araya geldiği bir oluşum; Engelsiz Yaşam Çalışma Masası...

İl Başkan Yardımcımız İsmail Tekin önderliğinde; onun azim ve kararlılığı ile masa üyelerimizin çabaları bir araya gelince; emin adımlarla ilerliyor bu güzel oluşum...

Engellilerin Sorunlarına yönelik çeşitli alanlardaki panellerimizle çalışmalarımıza başladık.

İlk panelimiz; "Engellilerin Hukuksal Sorunlarına Bakış" adı altındaydı...

İkincisi; "Engellilerin Sağlık Sorunlarına Bakış" oldu.

CHP Bursa Milletvekili Doktor Ceyhun İrgil, CHP Bursa Milletvekili Eczacı Erkan Aydın, Kas Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Özdemir ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun panelistlerimizdi.

Engelli dostlarımız ve aileleriyle yeniden bir arada olma fırsatımız oldu bu vesileyle...

Okuyorum, araştırıyorum.. Dünyada Engelli Hakları ve yaşamlarına bakıyorum. Yukarıda verdiğim örnekler gibi nicelerini gördükçe tekrar tekrar soruyorum...

Bizim neyimiz eksik?

Ne yani engelsiz - eşit bir yaşam için illa ki Stockholm'e mi gidelim ?

Hakkımız olanı istiyoruz, lütuf değil.

Kısacası yaşamak...

Kolay ölümler diyarı ülkemde; insanca, adil, eşit haklara sahip bir yaşam istemek belki komik, belki zor geliyor kulağa.

Ama vazgeçmeyiz, kimseye inattan değil... Yaşamaya olan inancımızdan...

...

Panelde dikkat çeken bir diğer pankartımızdaki söz şöyleydi;

"Bugünün Kuvay-ı Milliyesi,

Engelsiz Yaşam Mücadelesi..."

Ve soruyorum;

Siz, duyamayan birinin martıların sesini dinlemek istemesini anlayabilir misiniz ?

BÜŞRA EKİM

19.12.16.1

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Bursa Ulu Şehir