Yukarı Çık
Cengiz Arın

Cengiz Arın Kimdir ?

BİYOGRAFİ

          1960 ile 1961 yılları arasında ,bilinmedik  bir ayda ,bilinmedik bir günde ,Sivrihisar ilçesinin Böğürtlen köyünde dünyaya gelen yazarımıza; eğitmen olan dedesinin, tarihe düşkünlüğünden  kaynaklanan sebeple, Cengiz Han’dan esinlenerek “Cengiz” adı verilmiştir.
           Yazarımız,  hayatını çok zorlu sert akan, bir akarsuda;  karşıdan karşıya geçmeye  benzetmekte ve yaşadığı dönüm noktası olan hadiseleri; “üzerine basarak atladığım taşlar” diye açıklamaktadır . Bu taşları atlayıp geçerken her taşın üstünde ona elini uzatıp tutan ve düşüp şaşmadan ilerlemesini sağlayan “meleklerim” dediği insanlar vardır..
1.    Melek… tabi ki  her insan oğlu gibi annesi , 2005 te kaybetmiştir.Gerçek adı Nazire olmasına rağmen , çok sevip nadir bir insan olarak gördüğü için hep “Nadire” olarak hitap etmekten hoşlanmıştır..
2.    Melek... İlk okul öğretmeni Sevgi Bekirler…  Adı gibi sevgi dolu olan hala olağanüstü bir sevgi beslediği , 32 yıl aradan sonra ulaşmayı başararak ellerini öpebildiği için büyük mutluluk hissettiği öğretmeni.Yazarımızın küçük bir köyün beş sınıflı, bir derslikli  şirin okulunun ahşap penceresinden tüm dünyayı görmesini sağlayan kişi.Görüşüp sesini duymaktan büyük keyif aldığı; bazense karşılıklı göz yaşı dökerek telefon sohbetleri yaptığı muhterem insan.

       İlkokulu köyde bitirdikten sonra, Eskişehir ATATÜRK  Lisesi pansiyonunda başlayan yeni bir hayat…Ortaokulu 19 Mayıs Ortaokulunda ,liseyi ATATÜRK lisesinde bitirmekle noktalanan devlet parasız yatılı öğrencilik dönemi… Bu pansiyonda unutulmaz pansiyon kardeşliği içinde geçen, acı tatlı olaylarla dolu bir 6 yıl . Aile sevgisinin,aile özleminin iliklerine kadar işlediği yıllar. Hala sürdürülen  değerli arkadaşlıklar .
        Bu yıllarda şiir ve makale ve yaşına uygun küçük hikayeler yazarak başlayan edebiyata yöneliş, mahalli bir gazete olan ve hala yayın hayatını sürdüren “Sivrihisar’ın Sesi”  gazetesinde başlayan köşe yazısı ve şiirlerle kendini gösteren yazarlık denemeleri.

3.    Melek ... Sivrihisar’ın Sesi Gazetesi’ nin   sahibi ve değerli yazar Syn. Ahmet Atmaca’nın yazma konusunda değerli  teşvik ve destekleri olmuştur.


      Lise bittikten sonra aslında gazeteci olmaya yönelik büyük arzu duymasına rağmen sırf ekonomik  koşullar sebebiyle,  ilgi alanını teknolojiye yönelterek o zamanki adıyla E.D.M.M.A  Makine fakültesinde başlayıp; Anadolu üniversitesi öğrenciliğinden; Makine Mühendisi olarak mezuniyet. 

      1980li yıllara tekabül eden bu dönem; o zaman içindeki terör hadiseleri sebebiyle acı dolu ,pek çok gencin gençliğinin farkına bile varmadan  büyük streslerin ,sıkıntıların vuku bulduğu , gençliğini yaşayamayan neslin dönemidir yazarımız için. Her fırsatta ülkemizde benzer yılların yaşanmaması için dua etmektedir…

          1985 Yılında hayatımda yaşadığım en güzel olay olarak nitelendirdiği , büyük bir aşkla sevdiği halen de mutlu bir hayat sürdürdüğü değerli eşi IŞIN Hanımla evlenmiştir.
4.    Melek… Hayatım boyunca karşılaştığım en önemli meleğim der yazarımız halen aşık olduğu sevgili eşi IŞIN için ,onun hayatına girmesiyle yıllarca sürecek ,acı tatlı pek çok olayı yaşamış hep gönül birliği , hayatın müşterekliği ilkesi dahilinde mücadele vermiş , birlikte en acı ,en güzel anları paylaşarak yaşamıştır.Her zaman dua ederim der yazarımız Allah’ım beni eşimden önce al ,işte öylesi bir sevgi…  
 
5.    Melek… yazarımız  5. Meleğine Kayseri’de  işe başladığında rastladığını söyler. Bu kişi o zaman çalıştığı şirkette Genel Müdür olan Malatya’lı Cemil Akın’dır. Kendisinin başarılı çalışmalarını değerlendirerek ,  İstanbul ve Balıkesir’e oradan da Bursa’ya uzanan iş hayatını yönlendiren, elinden tutan kişi olmuştur.

6.    Melek … Biricik oğlu Ali…Sevgi, saygı ve ağırbaşlılığıyla  sevinç ve gurur kaynağı, “kızım” deyip bağrına bastığı  sevgili eşi Aslı ile birlikte yazarımıza dünyanın en büyük mutluluklarından birini Kerem Cengiz’i  vermişlerdir.

7.     Melek … Biricik kızı Gizem  evin neşesi espri kaynağı varlığıyla mutluluk veren sevgili kızı, halen eczacılıkta öğrenci olup ,mezun olunca ilk yapacağı ilaç ailesine  yapacağı mutluluk ilacı olacaktır.

8.    Melek … Aile dostu koca yüreği sevgi dolu bir insan Şehmi ve eşi Güler(cici anne) Fenerci.  Derler ya kötü gün dostları ailece , öyle sevildiler ki yazarımızın unutulmazları arasındalar…


                       Makine mühendisi olarak iş hayatına 1985 yılında Kayseri’de başlamış sonra askerlik sebebiyle ayrıldığı işine dönmek yerine , İstanbul’da bir şirketten gelen teklifi değerlendirerek iş hayatına devam etmiştir.1992 yılında Balıkesir ,2005 yılında Bursa’da devam eden meslek hayatı 2012 yılında emekli oluşuyla noktalanmıştır.

9.    Melek … “İyi insan nasıl olur?” dendiğinde, “buyurun örneği” denebilecek  , temiz yürekli ,sevecen , güvenilir ,şefkat duyguları taşan bir insan Doç. Dr. Abdülmecit Yıldız...Aslında  Nefrolog  olmasına rağmen kalbe çok iyi gelen bir kardeş.

10.    Melek… Can Ahmet Vural  söze ne gerek, görür görmez çok sev kalbinin bir köşesine al… Azmiyle , düşüncesi , mücadelesi , güzel kalbiyle çok güzel ,çok özel insan…


11.     Melek … Milli  Kahraman! “Davras  Kartalı Dağcı Cengiz Ocak”  denir ya o azim bizde olacak. Kazandığı zaferlerle   gösterdiği  çabalarla tam bir mücadele insanı, ATATÜRK ‘ü BAYRAĞIMIZI, VATANIMIZI  canından çok seven gurur kaynağımız. “Ülkemiz için güzel ve iyi insan olma hedeflerimi, çabalarımı sürdürürken , onun mücadele ve dostluğundan çok yararlandım” der yazarımız.


12.    Melek.. canı kadar sevdiği torunu Kerem Cengiz…Dünya bir yana o bir yana.Yazarımız  derki : “hayata bakış felsefemi torunuma endeksledim. 
Biliyorum ki hayatımın herhangi bir yerinde bir taş oynatsam sonunda torunuma ulaşmama riskim vardı. Şu an beni kucağıma aldığım bu güzelliğe kadar getirmiş olan hayatım da,acı tatlı  ne yaşamışsam iyi ki yaşamışım diyorum .Hayatım olması gerektiği gibi olmuş , şükürler olsun”…
 
        Tabi ki hayatı boyunca meleklerden çok daha fazla şeytan la da , karşılaştığı , kiminin yanlış taşa bastırmak ,kiminin ayağını kaydırmak için uğraştığı ,lakin onları anmanın bile doğru olmadığı düşüncesindedir yazarımız… 
         Pek çok ülkeye gezi imkanı bulan, gittiği yerlerdeki hayat şartlarını , insanları gözlemleyen yazarımız ,farklı devletler ve kültürleri de kıyaslama imkanı bulmuştur. Öyle insanlarla karşılaştım ki , bu güzel insanlar bana;insanları ırk ,din, renk ayrımı gözetmeden sevmek gerektiği yolundaki düşüncemde ne kadar haklı olduğumu ispatladılar demektedir.
          Ülkemizin ve Müslüman halka sahip devletlerin düştüğü  sıkıntılı , bazılarının acınası durumları , aklını iyi kullanmayan  ,kalbinde sevgi taşımayan ,şefkat ,adalet ve vicdan duyguları azalmış olan insanlar sebebiyledir , düşüncesine sahip yazarımız, kalan ömründe  iyi insan hedefli çalışmalar yapmaya karar vermiş , saygı, sevgi,barış , doğa sevgisi, sanat sevgisi  öneren duygularını paylaşmak  üzere çaba sarf edeceğini bu konularda tavizsiz bir kararlılığa sahip olacağını belirtmiştir… 


 

BİYOGRAFİ

          1960 ile 1961 yılları arasında ,bilinmedik  bir ayda ,bilinmedik bir günde ,Sivrihisar ilçesinin Böğürtlen köyünde dünyaya gelen yazarımıza; eğitmen olan dedesinin, tarihe düşkünlüğünden  kaynaklanan sebeple, Cengiz Han’dan esinlenerek “Cengiz” adı verilmiştir.
           Yazarımız,  hayatını çok zorlu sert akan, bir akarsuda;  karşıdan karşıya geçmeye  benzetmekte ve yaşadığı dönüm noktası olan hadiseleri; “üzerine basarak atladığım taşlar” diye açıklamaktadır . Bu taşları atlayıp geçerken her taşın üstünde ona elini uzatıp tutan ve düşüp şaşmadan ilerlemesini sağlayan “meleklerim” dediği insanlar vardır..
1.    Melek… tabi ki  her insan oğlu gibi annesi , 2005 te kaybetmiştir.Gerçek adı Nazire olmasına rağmen , çok sevip nadir bir insan olarak gördüğü için hep “Nadire” olarak hitap etmekten hoşlanmıştır..
2.    Melek... İlk okul öğretmeni Sevgi Bekirler…  Adı gibi sevgi dolu olan hala olağanüstü bir sevgi beslediği , 32 yıl aradan sonra ulaşmayı başararak ellerini öpebildiği için büyük mutluluk hissettiği öğretmeni.Yazarımızın küçük bir köyün beş sınıflı, bir derslikli  şirin okulunun ahşap penceresinden tüm dünyayı görmesini sağlayan kişi.Görüşüp sesini duymaktan büyük keyif aldığı; bazense karşılıklı göz yaşı dökerek telefon sohbetleri yaptığı muhterem insan.

       İlkokulu köyde bitirdikten sonra, Eskişehir ATATÜRK  Lisesi pansiyonunda başlayan yeni bir hayat…Ortaokulu 19 Mayıs Ortaokulunda ,liseyi ATATÜRK lisesinde bitirmekle noktalanan devlet parasız yatılı öğrencilik dönemi… Bu pansiyonda unutulmaz pansiyon kardeşliği içinde geçen, acı tatlı olaylarla dolu bir 6 yıl . Aile sevgisinin,aile özleminin iliklerine kadar işlediği yıllar. Hala sürdürülen  değerli arkadaşlıklar .
        Bu yıllarda şiir ve makale ve yaşına uygun küçük hikayeler yazarak başlayan edebiyata yöneliş, mahalli bir gazete olan ve hala yayın hayatını sürdüren “Sivrihisar’ın Sesi”  gazetesinde başlayan köşe yazısı ve şiirlerle kendini gösteren yazarlık denemeleri.

3.    Melek ... Sivrihisar’ın Sesi Gazetesi’ nin   sahibi ve değerli yazar Syn. Ahmet Atmaca’nın yazma konusunda değerli  teşvik ve destekleri olmuştur.


      Lise bittikten sonra aslında gazeteci olmaya yönelik büyük arzu duymasına rağmen sırf ekonomik  koşullar sebebiyle,  ilgi alanını teknolojiye yönelterek o zamanki adıyla E.D.M.M.A  Makine fakültesinde başlayıp; Anadolu üniversitesi öğrenciliğinden; Makine Mühendisi olarak mezuniyet. 

      1980li yıllara tekabül eden bu dönem; o zaman içindeki terör hadiseleri sebebiyle acı dolu ,pek çok gencin gençliğinin farkına bile varmadan  büyük streslerin ,sıkıntıların vuku bulduğu , gençliğini yaşayamayan neslin dönemidir yazarımız için. Her fırsatta ülkemizde benzer yılların yaşanmaması için dua etmektedir…

          1985 Yılında hayatımda yaşadığım en güzel olay olarak nitelendirdiği , büyük bir aşkla sevdiği halen de mutlu bir hayat sürdürdüğü değerli eşi IŞIN Hanımla evlenmiştir.
4.    Melek… Hayatım boyunca karşılaştığım en önemli meleğim der yazarımız halen aşık olduğu sevgili eşi IŞIN için ,onun hayatına girmesiyle yıllarca sürecek ,acı tatlı pek çok olayı yaşamış hep gönül birliği , hayatın müşterekliği ilkesi dahilinde mücadele vermiş , birlikte en acı ,en güzel anları paylaşarak yaşamıştır.Her zaman dua ederim der yazarımız Allah’ım beni eşimden önce al ,işte öylesi bir sevgi…  
 
5.    Melek… yazarımız  5. Meleğine Kayseri’de  işe başladığında rastladığını söyler. Bu kişi o zaman çalıştığı şirkette Genel Müdür olan Malatya’lı Cemil Akın’dır. Kendisinin başarılı çalışmalarını değerlendirerek ,  İstanbul ve Balıkesir’e oradan da Bursa’ya uzanan iş hayatını yönlendiren, elinden tutan kişi olmuştur.

6.    Melek … Biricik oğlu Ali…Sevgi, saygı ve ağırbaşlılığıyla  sevinç ve gurur kaynağı, “kızım” deyip bağrına bastığı  sevgili eşi Aslı ile birlikte yazarımıza dünyanın en büyük mutluluklarından birini Kerem Cengiz’i  vermişlerdir.

7.     Melek … Biricik kızı Gizem  evin neşesi espri kaynağı varlığıyla mutluluk veren sevgili kızı, halen eczacılıkta öğrenci olup ,mezun olunca ilk yapacağı ilaç ailesine  yapacağı mutluluk ilacı olacaktır.

8.    Melek … Aile dostu koca yüreği sevgi dolu bir insan Şehmi ve eşi Güler(cici anne) Fenerci.  Derler ya kötü gün dostları ailece , öyle sevildiler ki yazarımızın unutulmazları arasındalar…


                       Makine mühendisi olarak iş hayatına 1985 yılında Kayseri’de başlamış sonra askerlik sebebiyle ayrıldığı işine dönmek yerine , İstanbul’da bir şirketten gelen teklifi değerlendirerek iş hayatına devam etmiştir.1992 yılında Balıkesir ,2005 yılında Bursa’da devam eden meslek hayatı 2012 yılında emekli oluşuyla noktalanmıştır.

9.    Melek … “İyi insan nasıl olur?” dendiğinde, “buyurun örneği” denebilecek  , temiz yürekli ,sevecen , güvenilir ,şefkat duyguları taşan bir insan Doç. Dr. Abdülmecit Yıldız...Aslında  Nefrolog  olmasına rağmen kalbe çok iyi gelen bir kardeş.

10.    Melek… Can Ahmet Vural  söze ne gerek, görür görmez çok sev kalbinin bir köşesine al… Azmiyle , düşüncesi , mücadelesi , güzel kalbiyle çok güzel ,çok özel insan…


11.     Melek … Milli  Kahraman! “Davras  Kartalı Dağcı Cengiz Ocak”  denir ya o azim bizde olacak. Kazandığı zaferlerle   gösterdiği  çabalarla tam bir mücadele insanı, ATATÜRK ‘ü BAYRAĞIMIZI, VATANIMIZI  canından çok seven gurur kaynağımız. “Ülkemiz için güzel ve iyi insan olma hedeflerimi, çabalarımı sürdürürken , onun mücadele ve dostluğundan çok yararlandım” der yazarımız.


12.    Melek.. canı kadar sevdiği torunu Kerem Cengiz…Dünya bir yana o bir yana.Yazarımız  derki : “hayata bakış felsefemi torunuma endeksledim. 
Biliyorum ki hayatımın herhangi bir yerinde bir taş oynatsam sonunda torunuma ulaşmama riskim vardı. Şu an beni kucağıma aldığım bu güzelliğe kadar getirmiş olan hayatım da,acı tatlı  ne yaşamışsam iyi ki yaşamışım diyorum .Hayatım olması gerektiği gibi olmuş , şükürler olsun”…
 
        Tabi ki hayatı boyunca meleklerden çok daha fazla şeytan la da , karşılaştığı , kiminin yanlış taşa bastırmak ,kiminin ayağını kaydırmak için uğraştığı ,lakin onları anmanın bile doğru olmadığı düşüncesindedir yazarımız… 
         Pek çok ülkeye gezi imkanı bulan, gittiği yerlerdeki hayat şartlarını , insanları gözlemleyen yazarımız ,farklı devletler ve kültürleri de kıyaslama imkanı bulmuştur. Öyle insanlarla karşılaştım ki , bu güzel insanlar bana;insanları ırk ,din, renk ayrımı gözetmeden sevmek gerektiği yolundaki düşüncemde ne kadar haklı olduğumu ispatladılar demektedir.
          Ülkemizin ve Müslüman halka sahip devletlerin düştüğü  sıkıntılı , bazılarının acınası durumları , aklını iyi kullanmayan  ,kalbinde sevgi taşımayan ,şefkat ,adalet ve vicdan duyguları azalmış olan insanlar sebebiyledir , düşüncesine sahip yazarımız, kalan ömründe  iyi insan hedefli çalışmalar yapmaya karar vermiş , saygı, sevgi,barış , doğa sevgisi, sanat sevgisi  öneren duygularını paylaşmak  üzere çaba sarf edeceğini bu konularda tavizsiz bir kararlılığa sahip olacağını belirtmiştir… 


 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Bursa Ulu Şehir